İçeriğe geç

Çemberin içinde ne var ?

Çemberin İçinde Ne Var? Sadece Bir Çember mi, Yoksa Bir Evren mi?

Hadi gel, biraz derin düşünelim. Bildiğin çember, yani şekil… Tamam, harika. Ama çemberin içinde ne var? Sadece bir boşluk, belki bir daire, belki de bir küçük nokta. Bir de şu var: Ya çemberin içinde çok şey varsa, ama biz bunu fark etmiyorsak? Hayat, bazen bir çember gibi. Her şeyin olduğu ama hiç bir şeyin görünmediği bir alan. Neyse, hadi biraz mizahi açıdan bakalım. Ne de olsa, her şey biraz da kafada bitiyor.

Çemberin İçinde Ne Var? Başlıyoruz

Bir çember çizdim, her şey gayet net. Ama sonra bir baktım, bu çemberin içinde ne var? Boşluk? Ama ya da bir şeyler var mı? Belki de çemberin içinde benim iç sesim var, ne de olsa her şeyin anlamını orada arıyorum!

Herkesin hayatında böyle sorular vardır ya, işte bu da öyle. Sadece evrene karşı bir soruydu, ama kafamda dönüp duran bir çember haline geldi. Şimdi de sana soruyorum: Çemberin içinde ne var? Gerçekten bu soruya cevap var mı, yoksa sadece kafamızdaki bir yanılsama mı? Belki de çemberin içinde hiçbir şey yok, ama o boşlukta kendimizi kaybettik. Söz veriyorum, sonunda bu yazı bir yerlere varacak.

“Aşk” mı, “Çalışma Hayatı” mı? Çemberin İçinde Ne Var?

İzmir’de yaşıyorum ve burada sürekli sorulan bir soru var: “Ne yapıyorsun?” Bu soru, İzmir’in güzel kafelerinde, sahilde yürürken, ya da toplu taşımada bile bana soruluyor. Herkesin hayatında “aşk” gibi bir şeyler olduğu için, genellikle cevap şu olur: “İyi gidiyor, aşk var.” Ama bazen şöyle düşünüyorum: Ya aşk da bir çemberin içinde sıkışmışsa? Yani ne var o çemberin içinde, gerçekten aşk mı, yoksa sadece iki insanın uzak durduğu yerler mi?

Bir arkadaşım var, Selin. Her zaman sabahları gözlükleriyle geldiğinde, bana “Kahve içelim mi?” der. Ama bir bakıyorum, gözlüklerin tam ortasında şeytan tüyü var. O gözlük ne kadar şık görünse de, Selin’in içindeki karmaşayı görmek kolay. Sonra bir gün fark ettim, Selin’in içindeki çemberde aşk var… Ama o çemberin içinde sadece şüphe var aslında. Sadece etrafı saran bir boşluk. Bu tip düşünceler bazen kafayı karıştırıyor. Neyse, Selin’in çemberinde ben de sık sık kayboluyorum, o ayrı.

Çemberin İçinde Ne Var? Gerçekten Boşluk mu?

Kahve içtiğimizde bazen Selin’e diyorum: “Aşk var dedik, ama aşk tam olarak ne? Bir çemberin içinde hapsolmuş duygular mı?” Tabii ki, Selin bana çok dikkatle bakar, gözlükleri kayar ve “Aşkın tanımını Google’dan sor” der. O zaman da iç sesim devreye girer: “Ya ama gerçekten aşk bu mu, yoksa aşk dediğimiz bir içsel boşluk mu?”

Bir ara dikkat ettim, bu çemberin içinde de her şeyin bir yeri var. Hatta içinde olan bir şey olmasa bile, biz o çemberi var sayıyoruz, çünkü o çember bize güven veriyor. Düşün, iş yerindeki o toplantılar da bir çember gibi değil mi? Herkes sırasıyla bir şeyler söylüyor, sonunda bir boşluk oluşuyor ama bir şekilde tamamlanmış hissediyorsun. Herkesin “benim de fikrim var” dediği, ama kimsenin tam anlamıyla konuya dahil olmadığı bir çember. Orada çemberin içinde fikirler var, ama hep aynı yerlerde. Kendi fikrimizi bulduğumuzda, sadece çevremizi terk etmek zorunda kalıyoruz. O çemberin içinde kimse kendini gerçekten ifade etmiyor gibi!

Çemberin İçinde Ne Var? Komik Gerçeklik

Bir gün parkta yürüyordum, yanımda bir çocuk çimenlerin üzerinde yuvarlanıyordu. Çocuk o kadar mutluydu ki, “Bu da bir çemberin içinde ne var?” diye düşündüm. Küçük bir çocuğun çimenlerde yuvarlanıp gülerkenki haline bakarken, aklıma bir soru geldi: Çemberin içinde gerçekten ne var? Onun içinde sadece mutluluk vardı. O çemberi ona çizen kimdi, neyi sembolize ediyordu? Kim bilir… belki de o çocuk kendi içindeki dünyayı keşfeden bir gezgin gibiydi. Belki de çimenlerin üzerine yuvarlanıp bir yandan da dünyayı keşfediyordu. Sonuçta, her şeyin içinde kendi çemberimiz var, değil mi?

Sonra düşündüm: Benim çemberimde ne var? İşe giderken sokakta yürürken, her adımda bir çember çiziyorum. Ama acaba her adımda bir çemberin içine mi hapsoluyorum? Hani, bir çemberin içinde sürekli bir şeyleri aramak, bir noktada boşluk hissiyatına dönüşüyor ya, işte o his… Bir de iç sesim devreye giriyor: “Ya sen sürekli çember mi çiziyorsun? Biraz bırak rahatla!” Bunu düşündüm ve fark ettim ki, çemberlerin içindeki boşluklar bazen daha anlamlı olabiliyor.

Çemberin İçinde Ne Var? Kapanışı Farklı Bir Perspektiften Yapalım

Sonunda anladım ki, çemberin içinde ne var sorusu her zaman kişiye bağlı bir şey. Kimi zaman boşluk var, kimi zaman biraz karmaşa. Ama bazen, sadece küçük bir gülümseme de olabilir. Ve bu yazının sonunda ben de bir çember çizdim. Ne var mı? Hem evet, hem hayır. Sonuçta çemberin içinde bir şey varsa, o da bizi bulunduruyor.

O yüzden hayat bir çember gibidir. Hangi açıdan bakıyorsan, o açıdan şekil alır. Şimdi sana soruyorum: Çemberin içinde ne var? Herkesin cevabı kendine göre bir anlam taşıyor. Belki de bir çemberin içinde sadece bir boşluk var ama, o boşluk bizim daha fazla düşünmemize neden olur. Bu yazıyı okuduktan sonra, belki çemberin içine bakarken biraz daha fazla düşüneceksin. Hatta belki de bir çemberi çizip içine koyduğun her şeyi sorgulayacaksın. Ama unutma, bazen en güzel şeyler boşluklarda saklıdır!

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
Sitemap
https://tulipbetgiris.org/elexbett.netTürkçe Forum